Fransa'ya üniversite eğitimine gelirken yaptığım 7 hata

Fransa'ya Üniversite İçin Gelirken Yaptığım 7 Hata
Fransa'ya okumaya gelmek hayatımın en güzel kararlarından biriydi. Ama o ilk birkaç ayı düşününce hâlâ yüzüm kızarıyor. Çünkü sırf "kimse anlatmadığı için" yapmasam çok daha kolay atlatacağım bir sürü hata yaptım. Bavulumu yanlış topladım, evrak işlerini erteledim, dili boşladım, üstelik bunların hepsini yapayalnız yaşadım.
Bu yazıyı, benden sonra gelecek olanlar aynı tökezlemeleri yaşamasın diye yazıyorum. Süslemeden, olduğu gibi. İşte Fransa'ya gelirken yaptığım 7 hata ve her birinden çıkardığım ders.
1. Çok Erken Geldim
Heyecanımdan dersler başlamadan tam bir ay önce uçağa atladım. "Ne kadar erken gelirsem o kadar iyi alışırım" diye düşünmüştüm. Gerçekte olan şuydu: şehir bomboştu, kampüs kapalıydı, hiçbir öğrenci henüz gelmemişti. Tanıdığım tek bir insan bile yoktu.
O bir ay boyunca yeni bir ülkede, kimseyle konuşmadan, kapısını çalacağım hiçbir yer olmadan tek başıma kaldım. Alışmak yerine sadece yalnızlık hissettim. Etrafta kimse yokken alışılacak bir şey de olmuyor zaten.
Çıkardığım ders: Dönemin başlamasından bir hafta, en fazla on gün önce gel. İdari işleri halletmeye yeter, ama o yapayalnız haftaları yaşamazsın. Şehir senin için ancak diğer öğrenciler gelince canlanıyor.
2. Vize Başvurusunu Çok Geç Yaptım
Vize başvurusunu Fransa'ya gelmeden yalnızca bir ay önce yaptım. Sonucu tahmin et: vizem, Fransa'ya ayak bastığımın tam ertesi günü çıktı. Yani bütün o süreci tırnaklarımı yiyerek, "ya çıkmazsa, ya uçağı kaçırırsam" diye sayıklayarak geçirdim.
Campus France süreci, randevular, evrakların tamamlanması, konsolosluğun işlem süresi... Bunların hepsi senin kontrolünde değil. Sırf geç başvurduğum için gereksiz yere haftalarca strese girdim.
Çıkardığım ders: Kabul mektubun eline geçer geçmez vize sürecini başlat. İdeali, planlanan gelişinden en az iki-üç ay önce başvurmak. Erken başvurmanın hiçbir zararı yok; geç kalmanın bedeli ise uçuşunu kaçırmaya kadar gidebilir.
3. Yurt Bulma İşini Hafife Aldım
"Nasılsa gelince bir yer bulurum" dedim. Fransa'da, özellikle CROUS yurtlarında bu cümle resmen tuzak. Yurt bulmak hafife alınacak bir iş değil; yerler inanılmaz hızlı doluyor ve sen daha "acaba" derken her şey bitmiş oluyor.
Sonunda kalacak yer için olması gerekenden çok daha fazla para ve zaman harcadım, üstelik ilk haftalarımı sürekli ev arayarak geçirdim. Oysa bu, ülkeye gelmeden önce halledilebilecek bir işti.
Çıkardığım ders: Yurt ve ev arayışına daha Türkiye'deyken başla. CROUS başvuru takvimini takip et, özel yurtları (öğrenci rezidansları) yedekte tut ve garantör (garant) konusunu önceden çöz. Konaklama, gelmeden çözülmesi gereken ilk iştir.
4. Hiç Destek Almadım
Her şeyi tek başıma, kimseye sormadan halletmeye çalıştım. Gururuma yedirmedim galiba. Sonuç: en basit işler bile elimde kocaman birer probleme dönüştü. Banka hesabı açmak gibi sıradan bir iş bile bende haftalarca sürdü, çünkü ne istendiğini, hangi belgenin nereye gittiğini bilen kimseye danışmadım.
Halbuki Toulouse'ta da, internette de aynı yoldan geçmiş bir sürü insan vardı. Tek bir soru sormak bana haftalar kazandırabilirdi.
Çıkardığım ders: Yardım istemek zayıflık değil, akıllılık. Türk öğrenci gruplarına katıl, daha önce gelmiş birine ulaş, sorularını sor. Senden önce bu yollardan geçmiş biri, sana en az birkaç hafta kazandırır.
5. Bavuluma Gereksiz Şeyler Koydum
İlk gelişimde bavulumu sanki bir daha hiç Türkiye'ye dönmeyecekmişim gibi doldurdum. İçine tava bile koymuştum, valla. Oysa birkaç ay sonra zaten tatilde geri dönecektim ve o ağır, gereksiz eşyaları taşımak yalnızca sırtıma yük oldu.
Burada da tava da, çarşaf da, ihtiyacın olan çoğu şey bulunuyor. Bavulda her kilo değerliyken o yeri yanlış şeylere ayırdım.
Çıkardığım ders: İlk gelişte birkaç ay sonra tekrar döneceğini hesaba kat; yanına mutfak eşyası gibi büyük, ağır şeyler alma. Onun yerine evrakları, ilk günleri kurtaracak temel eşyaları ve burada zor bulunan kişisel şeyleri al.
6. Fransızcayı "Sonra Hallederim" Dedim
"İngilizceyle idare ederim, Fransızcayı burada zaten öğrenirim" diye düşündüm. Bu, listedeki en pahalı yanılgılarımdan biriydi. Çünkü buradaki hayatın neredeyse tamamı Fransızca yürüyor: banka görevlisiyle konuşmak, kira sözleşmesini anlamak, doktora derdini anlatmak, idari bir maille uğraşmak...
İngilizcenin kapı açmadığı o anlarda kendimi çaresiz hissettim. En basit işlemde bile karşımdakinin söylediğini anlamadığım için ya yanlış yaptım ya da pes edip işi yarım bıraktım.
Çıkardığım ders: Gelmeden önce hiç değilse temel günlük Fransızcayı (selamlaşma, sayılar, idari kelimeler) öğren. Mükemmel olman gerekmiyor; ama "Bonjour, je voudrais..." diyebilmek bile ilk ayları inanılmaz kolaylaştırıyor.
7. CAF ve İdari İşlemleri Erteledim
Fransa'nın idari labirentinden o kadar çekindim ki başvuruları sürekli erteledim. OFII vize onayı, sosyal güvenlik (sécurité sociale) kaydı ve özellikle CAF (kira yardımı) başvurusu... Hepsini "bir ara hallederim" deyip aylarca beklettim.
Bunun bedeli direkt cebime yansıdı. CAF geriye dönük çok sınırlı ödeme yaptığı için, geciktirdiğim her ay aslında alabileceğim kira yardımından oldum. Üstüne bir de o belirsizlikle taşıdığım stres caba.
Çıkardığım ders: İdari işleri erteleme; geldiğin ilk haftalarda OFII, sosyal güvenlik ve CAF başvurularını sırayla başlat. Bu işlemler korkutucu görünse de, vaktinde yapıldığında hem para kazandırır hem de aklını rahatlatır.
Son Söz
Bu hataların hiçbiri dünyanın sonu değildi; hepsinin altından kalktım ve şu an Toulouse'ta gayet mutluyum. Ama dürüst olmak gerekirse, bunların çoğu sadece biraz önceden bilmekle, biraz da soru sormakla tamamen önlenebilirdi.
Eğer sen de Fransa'ya gelmeye hazırlanıyorsan, lütfen benim gibi her şeyi tek başına ve zor yoldan öğrenme. Erken planla, vaktinde başvur, yanına doğru şeyleri al ve en önemlisi: yardım istemekten çekinme.
SEKToulouse ile Fransa Sürecini Doğru Temelden Başlat
Fransa'ya gelmek yalnızca bavul toplamak değil. Vize, üniversite başvurusu, konaklama, bütçe planlaması, CAF ve sosyal güvenlik kaydı… Bunların hepsi birbiriyle bağlantılı ve hepsini aynı anda, üstelik yapayalnız çözmeye çalışmak gerçekten yorucu.
Benim yaptığım hataların çoğu, doğru zamanda doğru bilgiye ulaşmakla önlenebilirdi. SEKToulouse olarak tam da bu yüzden varız: Fransa'ya gelmek isteyen Türk öğrencilere üniversite başvurusundan konaklama stratejisine, vize sürecinden yerleştikten sonraki ilk adımlara kadar kapsamlı destek sunuyoruz.
Eğer "ne zaman gelmeliyim?", "hangi belgeleri ne zaman hazırlamalıyım?" ya da "ilk ayda neleri halletmeliyim?" sorularının yanıtını arıyorsan, bir ön görüşme ayarlayalım. Ücretsiz ve bağlayıcı değil; sadece seni doğru yönlendirmek için. Bize ulaşmak için sayfamızdaki iletişim formunu doldurman yeterli.
Şunlar da Hoşunuza Gidebilir:
Fransa Yolculuğunda Yalnız Değilsiniz
Bu makaledeki süreçler karmaşık görünebilir. SEKToulouse olarak, dosya hazırlığından varış karşılama ve uyum süreçlerine kadar her aşamada yanınızdayız.
Ücretsiz Ön Görüşme Ayarla

